Tr      En      العربية

/KizilayTM
/KizilayTM
/KizilayTM
/KizilayTM
/KizilayTM

SAVAŞ VE GÖÇ SONRASI ANNE-BEBEK DESTEK GRUPLARI

Türk Kızılay Toplum Merkezleri bünyesinde faaliyet gösteren Sağlık ve Psikososyal Destek Programı anne ve bebeklerin iyilik hallerini desteklemek amacıyla “anne-bebek destek grupları” oluşturdu.

Bilindiği gibi göç; bireylerin yaşamını toplumsal ve fiziksel olarak etkilediği gibi psikolojik olarak da etkilemektedir. Dünyada göç eden nüfusun beşte birini çocuklar oluştururken, Türkiye’de ise Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre göç eden Suriyeli sığınmacıların %50’sinin çocuk olduğu ve bu çocukların bir buçuk milyonunun 0-14 yaş aralığını oluşturduğu biliniyor.

“’ Çocuğumda çok şey değişti; oyun oynaması, hareketliliği, benimle ilişkisi, yürüyüşü, telaffuzu değişti. Doğru emzirmeyi öğrendim. Çocuğa daha doğru nasıl davranmalıyız onu öğrendim. Oyunun önemli olduğunu fark ettim. Çocuğa öğretirken sabretmek gerektiğini öğrendim. Video izlemiştik oradaki gibi çocukların sabrıyla bizimkinin aynı olmadığını öğrendim. Bebek güvenliği ile ilgili şeylere dikkat etmeye başladım. Yabancılarla bebeğimin ilişkisine dikkat etmeye başladım. Daha önce hiç düşünmemiştim. Yabancılarla bebeğimin mesafeli olması gerekiyor. Parka götürünce bırakıyordum kendi kendine oynasın diye, şimdi yabancılarla olan ilişkisine dikkat ediyorum bir de onunla oynamaya çalışıyorum. Bunları eltime ve komşuma da anlattım.’’ (TM, 22)

“Gelişim Döneminde Yaşanan Zorluklar Ruh Sağlığında Ciddi Etkiler Bırakıyor”

Alanında uzman kişiler tarafından aktarılanlara göre; büyüme ve gelişme döneminde yaşanan zorlu olaylar, ilerleyen süreçteki ruh sağlığını yetişkinlikte yaşanan zorlu olaylardan daha çok etkiliyor. Savaş ve göçün depresyon ve anksiyete belirtilerine sebep olduğu, anksiyete ve depresyon belirtileri gösteren bakım verenlerin, bebeklik çağındaki çocuklarına ihtiyaç duyulan bakımı sağlamada zorlandıkları bilinmekte. Annelik süreci, göç gibi birden çok değişime sebep olan bir olguyla kadının sağlığını, refahını olumsuz etkileyebildiği gibi doğum sonrası süreci kolaylaştıran ve depresyon belirtilerini azaltabilen sosyal desteğin göç sonrasında kısıtlanması, göç edilen toplulukla uyum sorunlarını da beraberinde getiriyor. Bunun sonucunda bebek bakımı, bebekle sağlıklı ve güvenli bir ilişki kurmak, bebeğin oyun ve temas ihtiyaçlarını karşılamak göç ve savaş yaşamış bireyler için zorlayıcı birer sürece dönüşüyor.

“Pencereye çocuk kilidi konması gibi şeyleri burada öğrendim, hiç aklıma gelmezdi. Çocuk televizyonla duruyor diye önüne televizyon açıp saatlerce oturturdum. Siz televizyon izlemesinin beyin gelişimi için çok zararlı olduğunu anlattıktan sonra hep oyuncaklarla oyalamaya çalışıyorum. Oyuncaklara da zamanla alıştı. Bebek masajını öğrendim ve yapıyorum. Bebeğim çok rahatlıyor. Doğumdan sonra bizde 3 gün su içilmez. Sizden içilmesi gerektiğini öğrendim. Kardeşime ve Suriye’deki kardeşime de anlattım.” (NS, 23)

Tüm bu başlıklar dikkate alındığında 0-18 ay arası bebeği olan annelere; bebek bakımı, bebek güvenliği, bebekle sağlıklı ve keyifli bir ilişki sürdürme, bebekle birlikte sosyalleşebilme, anne bebek arasındaki güvenli bağı geliştirme, benzer deneyimleri olan annelerle birlikte paylaşımda bulunabilme, bebekle oynanabilecek oyun repertuvarını genişletmesine olanak sağlayabilecek anne-bebek grupları oluşturularak, ailelerin iyilik hallerinin desteklenmesi hedefleniyor.

Son Duyurular

  • Şanlıurfa Umut Tohumları Projesi Detay...

  • Kooperatif, Kooperatif Girişimi ve Sosyal Girişimler İçin Destek Projesi Detay...

  • Kooperatif, Kooperatif Girişimi ve Sosyal Girişimler İçin Destek Projesi Detay...

  • SAVAŞ VE GÖÇ SONRASI ANNE-BEBEK DESTEK GRUPLARI Detay...

  • Sosyal Hayata Uyumun Desteklenmesi Projesi Detay...