Tr      En      العربية

/KizilayTM
/KizilayTM
/KizilayTM
/KizilayTM
/KizilayTM

Topluluk Katılımı ve Hesap Verebilirlik (CEA)

Topluluk Katılımı ve Hesap Verebilirlik (CEA)

Toplum Merkezi programlarının kalitesinin ve etkinliğinin arttırılması, toplumla iki yönlü iletişimin sağlanması, geri bildirim ve katılımlarının arttırılması amacıyla Topluluk Katılımı ve Hesap Verebilirlik(CEA) yaklaşımı uygulanmaktadır.
Hizmet ettiğimiz toplumun tanınması, ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılması hedeflenmektedir. Cep telefonlarına, internete ve sosyal medyaya erişimdeki büyük artış, insanların iletişim biçimini değiştirmektedir. Yeni teknolojiler sayesinde krizden etkilenen kişiler birbirleriyle, resmi makamlarla, basın ve yardım kuruluşlarıyla, eskiye nazaran daha etkin bir biçimde iletişim kurabilmektedir. Bu yeni iletişim şekli sayesinde, topluluklar hizmetler hakkında daha fazla bilgi talep eder hale gelmiştir. CEA yaklaşımı toplumun güvendiği, erişebildiği ve tercih ettiği iletişim kanallarıyla toplumun bilgilendirilmesi, insani yardım hizmetlerine katılımlarının sağlanması ve geri bildirimlerinin toplanması hedeflenmektedir.
Toplulukla birlikte çalışmak, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi’nin çalışmalarının özünü teşkil etmektedir. Toplulukla etkileşim kurmanın, zarar görme riskini azaltarak daha güvenli, dirençli topluluklar oluşturmaya ve daha kaliteli programların geliştirilebilmesine olanak sağladığı bilincinde hareket etmekteyiz. 
CEA, yeni ve tek başına bir program değildir. CEA konusunda daha sistematik bir yaklaşım benimsemesi, topluluklara karşı hesap verebilirliğin gelişmesine katkıda bulunmakta, bireyler arasında kabul ve güven duygusunun geliştirmektedir.
CEA yaklaşımına, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketinin Afet Yardım Tüzüğünde, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay İnsani Yardım İlkeleri ve Kurallarında, birçok ulusal derneğin standart operasyon prosedürü, strateji belgesi, misyon belgesi ve personel görev tanımında yer verilmiştir.

 

Doğru Bilinen Yanlışlar Broşürü için tıklayınız...


CEA Yaklaşımını Oluşturan 4 Temel Madde
1- Yardım Amaçlı Bilgi Sağlama
Bir felaketin veya çatışmanın ortasında insanlar suya, yiyeceğe, sağlık hizmetlerine veya barınağa ihtiyaç duydukları kadar bilgiye de ihtiyaç duyarlar. CEA, programlarımıza ve operasyonlarımıza katılanların SMS, sosyal medya veya radyo yayınları gibi iletişim kanallarını kullanarak zamanında, uygulanabilir ve hayat kurtarıcı bilgileri (ebola virüsünden korunma gibi) toplumun geneliyle hızlı, verimli paylaşmalarını ön görmektedir. Bir felaketin veya çatışmanın ortasında doğru ve zamanında bilgi, hayat kurtarma, kriz önleme, evleri ve geçim kaynaklarını koruma potansiyeline sahiptir.  
2- Topluluk Katılımı ve Geribildirim
Kim olduğumuz ve ne yaptığımız konusunda açık ve dürüst bir iletişim kurmak, bir saygı göstergesidir ve bir güven ortamı oluşturur. Söylentileri ortadan kaldırmaya, olası itibar ve güvenlik risklerini önlemeye yardımcı olacak ve toplum bireyleri arasında kuruma karşı güven duygusunu ve saygınlığı arttıracaktır. Yapılan iş ve işlemlerde toplulukla konuşulması onların fikir, görüş ve önerilerinin alınması gerekmektedir. Bu etkileşim, faydalanıcıların süreci ve bulguları kabullenmelerine yardımcı olacak ve onları karar alıcı mekanizmaya yerleştirecektir. 
3- Kanıta Dayalı Savunuculuk    
Toplum üyeleri, kendilerini etkileyen konuları ve bunların çözümleri konusunda uzman kişilerdir, ancak seslerini ilgili makamlara veya kuruluşlara duyurmakta zorlanmaktadırlar. CEA, toplulukların kendilerini etkileyen konular hakkında konuşmalarına ve karar mercilerini harekete geçirmek için seslerini duyurmalarına imkân sağlayacak alanlar oluşturmaya yardımcı olur. Ancak bu mümkün değilse onlar adına bu sorunları dile getirir. Örneğin, toplulukları ve devlet yetkililerini (Vali, Belediye Bşk. Muhtar vb…) bir araya getirmek amacıyla topluluk toplantılarının düzenlenmesini sağlayabilir.
4- Davranış ve Sosyal Değişim İletişimi 
CEA, farklı grupların algılarını ve davranışlarını daha yakından öğrenmek, katılımcılara yönelik hedeflenen mesajları geliştirmek amacıyla davranışsal ve sosyal değişim programlarına yer verir. Bir konu hakkında bilgilendirme yapmak, kemikleşmiş davranışların değiştirilmesinde tek başına yeterli değildir. CEA, toplulukları daha iyi anlamak ve onlarla etkileşim kurmamızı sağlamak için yenilikçi yaklaşımlar önermekte, daha güvenli ve daha sağlıklı uygulamaları benimsemelerine yardımcı olmaktadır. 


Topluluk Katılımı ve Hesap Verebilirlik Neden Önemlidir?
1- Daha İyi, Daha Etkin Programlama Yapılmasını Sağlar
2- İnsanların ihtiyaçlarını ve görüşlerini sorup dinlemek, bunları tasarlanan ve uygulanan programlara dâhil etmek, durumu ve insanların önceliklerini daha iyi anlamamıza yardımcı olur. 
3- Geribildirimler ve Şikâyetler Yapıcıdır. Geri bildirimler ve şikâyetler bizlere programlarımızı ve operasyonlarımızı iyileştirmek için kullanabileceğimiz değerli bilgiler sunar. Bunlar, uygulamada yaşanan sorunlar, cinsel istismar, taciz ve yolsuzluk vakaları için erken uyarı sistemi niteliğinde olup durum ciddi boyutlara ulaşmadan hızlı bir şekilde çözüm üretmemize yardımcı olurlar.
4- İnsanları Güçlendirir ve Toplumsal Dayanıklılığı Sağlar
5- Krizden etkilenen insanlar, çaresiz mağdurlar değillerdir. Doğru bilgilerle insanlar bilinçli kararlar alabilir, sorunlarına cevap bulabilirler. Tüm bunlar sayesinde de toplum bireylerinin afetler karşısında sağduyulu ve bilinçli davranmaları sağlanmış olur.
6- Uzmanlar ve ortaklar gibi toplumu tanımaya yardımcı olur. Yerel halk, kendi durumlarını en iyi bilen kişilerdir ve kendi toplumlarının gelişimi, yardım alması ve iyileştirilmesinde aktif rol alma hakkına sahiptir.
7- Toplukların beklentilerinin yönetilmesine yardımcı olur. Toplumla iki yönlü iletişimin kurulması, onların ihtiyaçlarını öngörmek, koşullarını ve önceliklerini anlamak, Ulusal Derneklerden beklentilerinin neler olduğunu ve kimlerin ihtiyaç sahibi olduğunu belirleme açısından önemlidir. 


İnsani Yardımlara Dair Toplumla Yapılan Görüşme İstatistikleri
Ürdün’deki Suriyelilerin dörtte üçü, ihtiyaç duydukları yardımı alıp almadıklarının kendilerine hiç sorulmadığını bildirmiştir.
Güney Sudan, Ürdün ve Afganistan’da yaşanan krizden etkilenen insanların üçte ikisi, aldıkları yardımın kendileri için çok az ya da hiç faydası olmadığını düşünmektedir.
Ürdün’deki 10 Suriyeliden 9’u yardım almış ancak, 10 kişiden 3’ü bu yardımı yararlı bulmuştur.
Çatışmadan etkilenen Ukraynalıların yarısı ihtiyaç duydukları yardımı alamıyor çünkü böyle bir yardımın var olduğunu bilmiyor.